info@kocgundoganhukuk.com
Fevzi Çakmak-1 Sokak, Ümit Ap. 22/7, 06430 Kızılay Çankaya/Ankara

NASIP - RÜTBE TERFİ İŞLEMLERİ

NASIP

Uyuşmazlık konusu olayda; davacının Milli Savunma Bakanlığı’nın …. sayılı kararı ile muvazzaf subay naspedildiği, bu nedenle davalı idare tarafından,  davacının muvazzaf subaylığa nasıp onay tarihinin 2019 yılı olarak belirlendiği anlaşılmakta ise de; davacının hakkında tesis edilen başarısız sayılma işleminin hukuka aykırı olduğundan bahisle yargı kararı üzerine 15.12.2018 tarihinde görevine başlatıldığı ve yukarıda tarih ve sayısı verilen  istinafa konu mahkeme kararına karşı davalı idarenin temyiz isteminin, ….. sayılı kararı ile reddine karar verilerek, davacının başarısız sayılma işleminin iptaline ilişkin kararın kesinleştiği görülmektedir.

Bu durumda,  davacının, Mahkemenin iptal kararı üzerine görevine  başlatıldığı görülmekte ise de, emsallerine göre göreve geç atandığının ve bu nedenle de hak kaybına uğradığının ihtilafsız olduğu, bundan ötürü davacının kademe ilerlemesi veya üst rütbeye yükselmesine esas olacak teğmenliğe nasbında baz alınan tarihin, davalı idare tarafından, başarısız sayılma işleminin hukuk aleminde yokmuş gibi değerlendirilerek, buna göre işlem tesis edilmesi gerektiği anlaşılmakla; davacının “nasıp tarihinin emsallerinin nasıp tarihine götürülmesi” istemiyle yaptığı başvurunun zımnen reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmaktadır.

NASIP

Olayda; davacın yedek subay olarak görev yaparken muvazzaf subaylığa geçiş sınavını asil listede kazanarak ve sağlık kurulu raporunu da emsallerinden daha önce alarak SUTASAK eğitimine başladığı, ancak bu eğitime erken başlaması nedeniyle daha sonra intibak süresi olarak hesaplanacak “yedek subaylık” dönemininde daha az süreyle kalmış olduğu, yedek listede yer alması veya sağlık raporlarını daha geç teslim etmesi veya başka nedenlerle eğitime kendisinden daha sonra katılanların (yedek subaylıkta daha fazla kaldıkları için) nasıplarının daha önceki bir tarihe götürüldüğü, bu durumun davacı aleyhine bir sonuç doğurmasının eşitlik ilkesine ve mevzuatın ruhuna aykırı olduğu, nasba ilişkin yasal mevzuatın böyle bir sonucun ortaya çıkmasını doğuracak şekilde yorumlanmasının hakkaniyete uygun olmayacağı, davacının emsallerine göre asil listede yer alarak ve sağlık raporunu emsallerine göre erken alarak SUTASAK eğitimine emsallerinden daha erken başladığı, dolayısıyla emsalleri gibi değerlendirilmesi gerektiği, eğitime geç katılan emsallerinin davacıdan kıdemce önde olmasının uygun olmayacağı görülmektedir. Bu durumda; eşitlik ve hakkaniyet gereği davacının nasıb tarihinin emsallerine göre belirlenmesi gerekirken aksi yöndeki işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmaktadır.